logo

kurumsal hosting
05 Mayıs 2013

Yük kaldırırken fıtık olmayın

Günlük yaşam sırasında sürekli tekrarlanan yanlış alışkanlıklar, yanlış yapılan hareketler nedeniyle ortaya çıkan bel ve boyun ağrıları, gittikçe hayat kalitesini düşürüyor. Yapılan yanlış eğilme bükülme hareketleri ve omurgaya zarar vereceğini düşünmeden kaldırılan ağır yükler, bu ağrıların şiddetini daha da artırıyor. Yapılan her yanlış hareket ise, bel ve boyundaki kasların, eklemlerin, disklerin zorlanmasına, zamanla aşınarak bel ve boyun fıtıklarına yol açabiliyor. Bel fıtığının bel ağrısı yapan nedenlerin arasında bulunduğunu belirten fizik tedavi ve manipülasyon uzmanı Dr. Ali Şahabettinoğlu, bel fıtıklarının yüzde 90’ının belin 4. ve 5. omurları ve sakrum kemiği arasındaki disklerde olduğunu vurguladığını anlattı. Şahabettinoğlu, belin bu kısmının, eğilme-doğrulma ve travmalara en çok maruz kalan bölgesi olduğunu dile getirdi.

YÜK KALDIRIRKEN FITIK OLMAYINAğır yükler kaldırırken yapılan hareketlerin özellikle omurgada büyük hasarlara yol açabileceğine dikkat çeken Ali Şahabettinoğlu, bir yerden bir şey alırken olabildiğince o cisme yaklaşılması gerektiğini ifade etti. Şahabettinoğlu, beli kullanarak eğilmek yerine dizleri kırıp yük kaldırmanın önemine işaret etti. Ağır kaldırmaktan ya da yapılan yanlış eğilme-bükülme hareketlerinden oluşan ağrıların belden bacağa yayılıyorsa bel fıtığı olabileceğini ifade eden Şahabettinoğlu, ilaç ve istirahat tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda fizik tedavinin gerekli olduğunu vurguladı.

ELLE GELEN TEDAVİAli Şahabettinoğlu, Bursa’da kendi merkezinde bel ve boyun fıtığı hastalarını manipülasyon ( elle fizik tedavi ) tekniğiyle uzun yıllardır tedavi ediyor. Manipülasyon tedavisi sırasında hastalıklı bölge üzerine ellerle bir takım bastırma, germe, döndürme gibi teknikler uygulayan Şahabettinoğlu, bel ve boyun fıtıklarında yüzde 98 başarı oranı mevcut olan bu tedavi yönteminin dünyada çok bilinip uygulanmasına rağmen Türkiye’de az sayıda uzman doktor tarafından uygulandığını belirtti. Bel ve boyun fıtıklarında ameliyat tedavisinin sadece yüzde 1-2 hastada gerektiğini ve bunların da ayaklarında ilerleyen güç kaybı olanlar, idrar-büyük abdest kaçıran veya konservatif (ameliyatsız) tedavilere cevap vermeyen hastalar olduğunu anlattı.

Kaynak: haber7.com
Share
515 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+2 = ?